açık açık

adv. clearly, outspokenly, openly, without mincing matters, in round terms, bluntly, warts and all
* * *
bridly

Turkish-English dictionary. 2013.

Look at other dictionaries:

  • ačik — àčik [b] (I)[/b] (hàčik) pril. <indekl.> DEFINICIJA reg. otvoreno, jasno [ačik reći; ačik priznati (što)] ETIMOLOGIJA tur. açık ← açmak: otvoriti …   Hrvatski jezični portal

  • ačik — àčik [b] (II)[/b] (hàčik) prid. <indekl.> DEFINICIJA koji je otvoren, jasan [ačik čovjek] ETIMOLOGIJA vidi ačik [b] (I)[/b] …   Hrvatski jezični portal

  • açık — sf., ğı 1) Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı Açık pencerenin önünde denize karşı saatlerce dertleştik. R. N. Güntekin 2) Engelsiz Açık yol. 3) Örtüsüz, çıplak Açık baş. 4) Boş Kâğıtta açık yer kalmadı. 5) Görevlisi olmayan, boş (iş, görev) …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • Açık Radyo — Infobox Radio Station name = Açık Radyo area = Turkey Regional FM Istanbul airdate = November 13 1995 frequency = 94.9 MHz (Istanbul) format = News, Music, and Personality owner = Acik Radyo website = [http://www.acikradyo.com.tr/… …   Wikipedia

  • açık hava — is. 1) Bulutsuz hava 2) Bahçe, park gibi yapı dışı olan yer Uçurtmalar biraz gök, açık hava ve rüzgâr ister. A. Ş. Hisar Birleşik Sözler açık hava müzesi açık hava sineması açık hava tiyatrosu …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • açık kapı — is. 1) Seçenek 2) argo Bakire olma durumu Birleşik Sözler açık kapı hırsızı açık kapı politikası açık kapı siyaseti Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller açık kapı bırakmamak …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • açık açık — zf. 1) Saklamaksızın Açık açık anlattı. 2) Bütün ayrıntılarıyla 3) İçtenlikle …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • açık seçik — sf., ği 1) Çok açık, çok belirgin 2) zf. Çok açık, çok belirgin bir biçimde Bu iki örnek de açık seçik gösteriyor ki çocuklarımızı kendi yetiştiğimiz gibi yetiştirmek hakkı bize verilmiş değildir. H. Taner …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • açık yüreklilik — is., ği Açık yürekli olma durumu, samimiyet, açık kalplilik En sonra da görüşlerini edebiyata kaçmayan bir açık yüreklilikle ortaya koydu. H. Taner …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • açık bono — is., tic. Para hanesi boş bırakılarak imza edilen bono, açık senet Atasözü, Deyim ve Birleşik Fiiller açık bono vermek …   Çağatay Osmanlı Sözlük

  • açık hava müzesi — is. Açık havadan etkilenmeyecek etnografik eserlerin, evlerin, işlik vb. sivil yapıların sergilendiği bir bölgede kurulan üstü açık müze …   Çağatay Osmanlı Sözlük

Share the article and excerpts

Direct link
Do a right-click on the link above
and select “Copy Link”

We are using cookies for the best presentation of our site. Continuing to use this site, you agree with this.